Haberler

MARKA London: STEPEVI

MARKA London: STEPEVI

STEPEVI | MARKA London’ın Özel Küresel Partneri

MARKA, ekim ayında ilk kez Londra’daydı. 21. yüzyılda lüksü yeniden şekillendiren fikirleri ve kültürel dönüşümleri ele alan Capsule Edition, bu dönüşümlerin yaşama, tüketme ve yaratma biçimimize etkilerine odaklandı.

2000 yılından beri MARKA’nın moderatörlüğünü üstlenen yaratıcı girişimci BJ Cunningham, programa yön vererek günün öne çıkan fikirlerini ustalıkla vurguladı. Farklı disiplinler arasında serbestçe akan bu sohbetlerde her oturum yeni bir bakış açısı sunarken, konuşmalar arasında da benzersiz bağlar kuruldu.

Deneyim, Zanaat ve Hislerin Gücü

Londra’daki Design Museum’un ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğin açılış konuşmasını uluslararası alanda tanınan sanatçı ve tasarımcı Es Devlin yaptı. Müzenin baş küratörü Johanna Agerman Ross ile gerçekleştirdiği söyleşide Devlin; tiyatro sahneleri, müzik turneleri ve kamusal sanat enstalasyonlarından edindiği deneyimlerden hareketle, ortak bir deneyim etrafında tasarım yapma ve fiziksel dünyada bağ kurmayı teşvik etme yaklaşımını paylaştı: “Tiyatroda edindiğim temel ilkeler belli: Bir araya gelirsiniz, telefonlarınızı kapatırsınız ve odağınızı tamamen buraya verirsiniz.”

Tekstil sanatçısı Alfhild Külper’in etkileyici enstalasyonu, konuşmacılara dinamik bir zemin sundu. Külper, "hepimizin çok aşina olduğu" halıların taşıdığı anıları ve kurduğu bağ duygusunu odağına alan sanatçı ve tasarımcı Tom Atton Moore ile gerçekleştirdiği söyleşide şu ifadelere yer verdi: "Gözlerimizle, ellerimizle, ayaklarımızla ve bedenimizle hissetmek çok önemli; kat kat camın ardında yaşadığımız bir dünyada bunu kaybediyoruz."

Ayşegül Yürekli Şengör - STEPEVI Başkanı ve Ayşe Şengör Onger - Genel Müdür, katıldıkları oturumda gündelik yaşamla temasa geçen kültür çağrısını sürdürdü. İkili, köklü bir halı markasının çağdaş bir kültür öncüsüne dönüşüm sürecini aktarırken; zanaatkârlık ile tasarıma sunulan katkı ve yatırımları, kültürel etkileşim ve gelişimin temel bir aracı olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

Ağırlama Kültürü, Şehirler ve Yaratıcı Topluluklar

Çağdaş kültürde duygunun tuttuğu merkezi yer, ağırlama sektörünü odağına alan bir söyleşi dizisine zemin hazırladı. Restoran işletmecisi Jeremy King, gazeteci Dylan Jones ve iç mimar Shayne Brady, farklı ruh hallerine ve özgün anlara hitap eden mekanlar tasarlamaya ilişkin vizyonlarını aktardılar.

Daha sonra odak noktası tekil mekânlardan kent ölçeğine taşınarak, şehir planlaması ile güncel lüks kavramı arasındaki bağ değerlendirildi. Bu oturumda marka stratejisti ve gazeteci Çağdaş Ertuna, kreatif direktör Alex Eagle ile Londra merkezinde konut, otel ve kültür fonksiyonlarını buluşturan kapsamlı 180 The Thames projesinin iç mekân kurgusunu detaylandırdı. Ertuna, günün devamında ise Londra'daki ikonik Chiltern Firehouse'un arkasındaki isim gayrimenkul geliştiricisi Harry Handlesman ile bir araya gelerek, mimari yapıların çevreleriyle kurduğu bütünsel bağın taşıdığı önemi ele aldı.

Mimar Kent Jackson (Skidmore, Owings & Merrill), kreatif direktör ve gazeteci Tony Chambers rehberliğindeki söyleşide, teknolojik yeniliklerin karbon emen malzemelerden döngüsel tasarıma sürdürülebilir inşaat süreçlerine katkılarını sundu. Tartışmayı ileriye taşıyan endüstriyel tasarımcı Sebastian Conran ise yapay zekâ ile robotiğin toplumsal imkânlarını değerlendirirken, teknoloji dünyasının insan suretinde makineler geliştirme arzusunu eleştirel bir süzgeçten geçirdi.

Çok disiplinli ve dinamik bir yaratıcı iklimin nasıl sürdürülebileceği, kültür girişimcisi Caroline Rush, Annie’s Ibiza’nın kurucusu Annie Doble ve prodüktör, DJ, aktivist DJ Fat Tony tarafından ele alındı. Bu kapsayıcı perspektifle, MARKA’nın İstanbul’daki köklerini anmak adına sanatçı Seda Gazioğlu, ağırlama sektöründen Cem Mirap ve Madame Malachite kurucusu İrem Kınay bir araya geldi; kentin iki kıtayı birleştiren köprülerinden canlı çarşılarına uzanan benzersiz yaratıcı enerjisini tartışmaya açtı.

MARKA London, köklerinin bulunduğu İstanbul'un özgür ve yaratıcı diyalog anlayışını yeni bir platforma aktararak farklı ülkeler, disiplinler ve nesiller arasında güçlü köprüler kurdu; bu yaklaşım aynı zamanda etkinliğin genel ruhunu tam anlamıyla yansıttı.

Paylaş

Önceki
STEPEVI ile Hayalinizdeki Halıyı Tasarlayın!
Sonraki
Lüksü Yeniden Tanımlamak: MARKA London’da STEPEVI