Haberler

Tek Bir Mekânda Dört Halı: The Europe Hotel

Four Rugs, One Room: The Europe Hotel

Anna Kaltwasser, The Europe Hotel'in lobi halılarını Zürih merkezli Monoplan ile birlikte tasarladı; tasarımlarını, yıllardır uçakla üzerinden geçtiği İrlanda topraklarından yola çıkarak çizdi. Tasarımlar, daha tek bir mobilya parçası bile seçilmeden tamamlanmıştı. STEPEVI ise bu halıları, kendisinden çizimden taviz vermesini istemeden üretti.

The Europe Hotel için tasarladığınız halılardan bazıları uzun zamandır zihninizde taşıdığınız fikirlerden doğmuş. Bu süreç nasıl gelişti?

Monoplan'da otel projesine (The Europe Hotel) yıllar boyunca planlama aşamasında eşlik ettik ve bu süre zarfında düzenli olarak İrlanda'ya gittim. Her seferinde manzara beni yeniden büyüledi: topografyası, renkleri, dokuları.

Zürih'ten kalkıp birkaç saat sonra o yeşilliğin üzerine indiğinizde, gerçekten büyük bir değişim hissediyorsunuz. Beni en çok etkileyen şey, havadan görülen tarlalardı. Şekilleri, sınırları, yeşilin farklı tonları bana küçük soyut sanat eserleri gibi geldi. İşte tam da bu, yıllar önce, İrlanda manzarasını anlatan halılar tasarlama fikrinin doğmasına yol açtı. Bu fikri uzun süre aklımın bir köşesinde sakladım ve geçen yıl sonunda doğru mekân ortaya çıktı. Bu yüzden bu halılar evle bu kadar derin bir bağ kuruyor. İrlanda'dan bir parçayı otelin iç mekânına taşıyorlar.

The Europe Hotel projesinin briefi neydi? Halı konseptinin mekânlar içindeki rolü ne olacaktı?

Brief, lobiye evin ruhunu kaybetmeden tazelik ve modernlik kazandırmaktı. Mekân hem çağdaş hissettirmeli hem de otelin tarihini elle tutulur kılmalıydı.

İrlanda'da halıların güçlü bir kültürel önemi var, bu yüzden başrolü onlara vermem gerektiği hemen netleşti. Lobi çok geniş; benim fikrim, içinde kendi atmosferine sahip küçük adalar yaratmaktı — ayrı ayrı hissettiren ama bir bütün olarak bir araya gelen alanlar. Bunu yaparken ilk kez tek bir mekânda dört farklı halı tasarımını bir araya getirdim.

Çalışma yöntemim de alışılmadıktı. Önce halıları tasarladım, mobilyaları ancak ondan sonra seçtim ve tasarladım. Halılar mekânın temeliydi; bu temel oturduktan sonra diğer oyuncular sahneye çıktı: mobilyalar, aydınlatma ve geri kalan her şey.

Aynı anda dört farklı tasarımla ilerlerken, üretim açısından fark yaratan neydi?

STEPEVI tarafında numunelerin üretilme hızı. Bir numune Zürih'teki masaya kısa sürede geldiğinde, renkler, malzemeler ve dokular sürecin çok erken bir aşamasında değerlendirilip ayarlanabiliyor. Kulağa sıradan gelebilir ama bu belirleyici bir faktör, çünkü kararlarımı varsayımlar üzerinden değil, gerçek numune üzerinden veriyorum.

The Europe Hotel projesinde teknik açıdan en zorlayıcı nokta neydi ve nasıl çözüldü?

Benim için önemli olan farklı hav yükseklikleriyle oynayabilmekti; çünkü bu, halılara derinlik, doku ve daha güçlü bir dokunsal etki katıyor. Ama aynı zamanda, yoğun kullanılan bir otel alanında takılıp düşmeye yol açacak bir kenar farkı olmamalı. STEPEVI ile birlikte yükseklik farklarını, hem tasarım açısından işlevsel olacak hem de günlük kullanımda hiçbir sorun yaratmayacak şekilde koordine ettik.

STEPEVI'de, sadece sipariş ettiğiniz şeyleri değil, tasarım biçiminizi de etkileyen bir teknik yetkinlik var mı?

Evet, teknik hassasiyet. Karmaşık geometrilerin ve çok özel şekillerin tam istenildiği gibi uygulanabileceğini bildiğimde, halıyı en baştan farklı düşünüyorum. O zaman halı, mekâna sonradan yerleştirilen bir nesne olmaktan çıkıp mimarinin bir parçası hâline geliyor. Kesin ölçüler, hizalamalar, açılar ve mimari referans noktalarıyla çalışıyoruz. Bu da tasarımda ek bir özgürlük alanı açıyor, çünkü çizdiğim şeyin gerçekten öyle üretileceğine güvenebiliyorum.

STEPEVI ile tamamladığınız yaklaşık on projeden hangi noktada duruyor bu?

Cevaplaması zor bir soru, çünkü her projenin kendine has bir çekiciliği vardı. Ama The Europe Hotel kesinlikle en güzellerinden biri. Beni özellikle mutlu eden şey, halıların sona bırakılan bir dekorasyon unsuru olmayıp, en baştan itibaren genel konseptte merkezi bir rol oynamasıydı.

STEPEVI ile çalışmayı başka bir tasarımcıya tek cümleyle anlatmanız gerekseydi, ne derdiniz?

Tasarım yaparken zihnimin bir köşesinde teknik sınırlar taşımaktan hoşlanmam ve STEPEVI'de buna gerek kalmıyor: tartışma hiçbir zaman "bu fikir uygulanabilir mi" üzerine değil, sadece "bunu en iyi nasıl hayata geçiririz" üzerine oluyor.

Önceki
Yatak Odanızın Tasarımına Uygun Halı Modelleri